Logo 1 Logo 2 EFFAT IUF
04.08.2026 16 tekil ziyaret

DÜNYA EKONOMİK FORUMU İK LİDERLERİ GÖRÜNÜM RAPORUNU YAYIMLADI

Sayfayi Paylas

İK Liderleri Görünüm Raporu’nda uzmanlar, küresel işgücü piyasasındaki genel havayı, işgücü stratejilerindeki yeni eğilimleri ve kuruluşların yetenek alanındaki önceliklerini düzenli olarak değerlendiriyor.

WEF'in Mayıs 2026 tarihli İnsan Kaynakları Liderleri Görünüm Raporu, küresel işgücü piyasalarında derin bir dönüşümün eşiğine gelindiğini ortaya koyuyor: Şirketler artık yapay zekâyı (YZ) test etmiyor, uyguluyor. 

Dünya Ekonomik Forumu (WEF) küresel düzeyde 140'tan fazla şirketin üst düzey İK yöneticilerinin (CPO) katılımıyla 15 Ocak 2026-2 Mart 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen kapsamlı bir araştırmanın sonuçlarını yayımladı. Raporda küresel işgücü piyasalarındaki bölünmüşlük, YZ dönüşümünün ivme kazanması ve jeopolitik kırılganlıkların işgücü stratejilerine doğrudan etki etmeye başlaması gibi konular mercek altına alınıyor. Jeopolitik dalgalanmalar artık geçici bir süreç olarak değil, işgücü planlamasını ve kurumların organizasyon şemalarını şekillendiren faaliyet ortamının yapısal bir özelliği olarak değerlendiriliyor.

Küresel İşgücü Piyasasında Belirsizlik Sürüyor

Araştırmaya göre İK liderleri, küresel işgücü piyasalarının kısa vadeli görünümüne ilişkin beklentilerinde temkinli bir tablo çiziyor. Katılımcıların %50’si önümüzdeki 12 ay içinde sektörlerinde yetenek havuzunun güçlenmesini beklediğini belirtirken, %29’u koşulların kötüleşebileceğini ve %21’i de herhangi bir değişiklik olmayacağını öngörüyor. İstihdam yaratma konusunda ise gelecek daha da belirsiz: Liderlerin %43'ü iş piyasalarının görece daha da zayıflamasını beklerken, yalnızca %35’i gelişmelerin olumlu olacağı yönünde tahmin yürütüyor. Öte yandan liderlerin %74’ü için kurumsal yapıların ve iş planlamalarının gözden geçirilmesi, önümüzdeki aylar için en önemli öncelik olarak öne çıkıyor. Bunu, beceri geliştirme ve yeniden beceri kazandırma programlarının güçlendirilmesi ile işgücünde YZ ve otomasyon kullanımının desteklenmesi izliyor (%70). Bölgesel olarak bakıldığında Avrupa, Çin ve Doğu Asya ' nın yetenek beklentileri açısından görece olumlu bir tablo çizdiği görülüyor. Sahra altı Afrika ve Latin Amerika ise daha temkinli bir görünüm sergiliyor, çalışma çağındaki genç ve büyüyen nüfuslarına karşın söz konusu bölgelerde beklentiler epey zayıf kalıyor. Güney Asya, Orta Asya ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da (MENA) güçlü ve ılımlı beklentilerin dengeli biçimde dağıldığı karma bir tablo dikkat çekiyor. Bu da söz konusu bölgelerdeki işgücü piyasalarının hem potansiyel barındırdığına hem de alanda belirsizliklerin sürdüğüne işaret ediyor. Raporda, asıl sorunun işgücü arzının yetersizliğinden ziyade, ihtiyaç duyulan becerilere sahip çalışanların doğru işlerle eşleştirilememesi olduğunun altı özellikle çiziliyor. Gözlemlenen tüm bölgelerde ortak ve en belirleyici faktörün yüksek vasıflı, geleceğin becerilerine sahip hazır insan kaynağına erişim olduğu belirtiliyor.

YZ Deneme Aşamasından Uygulama Aşamasına Geçiyor

YZ gündeminde somut bir kırılma noktasına da işaret ediliyor. İK liderlerinin %83'ü önümüzdeki 6 ila 12 ay içinde YZ uygulamalarında ölçeklendirme aşamasına geçileceğini belirtiyor. Bir önceki yıl söz konusu aşama, teknik birimlerle iş birliği yapmak ve politika çerçevelerini oluşturmak üzerine inşa ediliyordu. Bugün ise sıra, söz konusu temel adımları uygulamaya gelmiş durumda. Bununla birlikte liderler, bireyleri eğitmenin çok ötesine geçecek derin bir dönüşümün kapıda olduğuna dikkat çekiyor. Bu dönüşüm ise görev tasarımının, performans yönetiminin ve yetenek süreçlerinin yeniden yapılandırılmasını içerecek.

Jeopolitik Riskler Artık İK Masasında

Raporda öne çıkan bir diğer bulgu ise jeopolitik gerilimlerin salt ticaret ve sermaye akışlarının ötesine geçerek doğrudan insan hareketliliğini ve işgücü planlamasını etkilemeye başlaması oldu. Katılımcılar, hükümetlerin işgücü piyasalarına (yerelleştirme kotaları getirmek gibi) müdahalelerin ve göç ile vize kısıtlamalarının en belirleyici iki dış etken olduğunu belirtiyor. Siber tehditler, kritik önem arz eden teknolojiler alanında küresel düzeyde rekabet ve enerji güvenliği de diğer dış etkenler arasında yer alıyor. Tüm bu dinamikler şirketleri somut önlemler almaya zorluyor. İç işgücü hareketliliği ve hızlı yeniden konuşlandırma kapasitesini güçlendirmek, siber güvenliği artırmak, ücret ve yan hakları yeniden düzenlemek ve coğrafi çeşitliliğe fırsat tanıyan beceri merkezleri kurmak liderlerin en önemli öncelikleri olarak sıralanıyor.

Kalıcı İşgücü Dayanıklılığı İçin İş Birliği Şart

Şirket düzeyindeki uyumun tek başına yeterli olmadığı da raporda açıkça ortaya koyulan bir başka detay olarak öne çıkıyor. Liderler sistem düzeyinde, sınır ötesi yetenek hareketliliğini, eğitimbeceri ekosistemlerinin güçlendirilmesini ve kamuözel sektör iş birliğini içeren bir koordinasyona ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor. Başarılı şirketlerin, yetenekler için yarışmak yerine yeteneği birlikte inşa etme yolunu seçtiğine de dikkat çekiliyor. Burs ve staj programları aracılığıyla ulusal kapasite geliştirme yatırımları, tek bir sektörün ihtiyaçlarını aşarak daha geniş bir işgücü ekosistemi yaratmayı sağlıyor. Dolayısıyla jeopolitik kırılmaların emek piyasalarını bölme riski taşıdığı bir ortamda, işgücü dayanıklılığının yalnızca kurumların kendi kararlarıyla değil, koordineli ekosistem yaklaşımlarıyla inşa edilebileceğinin altı çiziliyor. Bu çerçevede sürdürülebilir büyümenin yeteneği çekmekle değil de sektörler ve coğrafyalar genelinde yeteneği ortaklaşa geliştirmek ve harekete geçirmekle mümkün olacağı ortaya konulmuş oluyor. Hükümetler, akademi ve özel sektör arasındaki küresel iş birliği artık bir tercih değil, gelecekteki işgücü ihtiyaçlarını karşılamanın ön koşulu olarak öne çıkıyor.

Kaynak: World Economic Forum (WEF). (2026). Chief People Officers’ Outlook: May 2026. Geneva: Centre for the New Economy and Society, World Economic Forum.