Türkiye Gıda ve Şeker Sanayi İşçileri Sendikası
Genel Başkanı İsa Gök’ün
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Kutlama Mesajı

“ÜRETEN BİZSEK KAZANAN DA BİZ OLACAĞIZ”
Sanayi Devrimi sonrası insanlık dışı çalışma koşullarının dayatılmasına maruz kalan işçi sınıfı, sendikalarda örgütlenerek tek ses tek yürek olarak insanca yaşamak için amansız bir mücadele içine girmiştir. Madenlerde, fabrikalarda, inşaatlarda, tarlalarda günlük 16-18 saate varan çalışma süreleri başta olmak üzere, iş kazalarına ve meslek hastalıklarına, eşitsizliğe, sefalet ücretlerine, adaletsizliğe karşı sesini yükseltmiştir.
1 Mayıs 1886’da Amerika’da işçiler, siyah-beyaz ayrımı olmaksızın her türlü sömürüye karşı 8 saatlik işgünü talebiyle iş bırakarak onurlu mücadelede sembol haline geldiler. Bu talep, zamanla başta sanayileşmiş merkez ülkeler olmak üzere birçok ülkede kabul görerek işçi sınıfının temel talebi halini aldı. Zamanla uluslararası düzenlemelerle güvence altına alınan 8 saatlik işgünü, tüm dünya işçileri açısından sembolik bir anlam kazandı ve 1 Mayıs’a anlamını verdi.
1 Mayıs, tüm dünya işçilerinin sömürüye karşı adil bir düzen, adaletli bölüşüm ve fırsat eşitliği üzerine kurgulanmış, çalışma yaşamının temel sorunlarının dile getirilerek örgütlü toplumun gereği taleplerin tek ses olarak iletildiği bir gün olarak kutlanmaya başlandı.
Tarihe Kanlı 1 Mayıs olarak geçen 1 Mayıs 1977 Taksim olayı da, bu güne anlam veren ayrı bir olay olarak tarih sayfasında yer edindi.
İşçi sınıfının kapitalist sistem içindeki dezavantajlı konumunun avantaja çevrilmesi açısından yadsınamaz bir öneme sahip olan 1 Mayıs’ta, adil bir dünya düzeni, üreten bizsek kazananın da biz olacağımız inancı ve temennileriyle Konfederasyonumuz Türk-İş’in işaret ettiği Ankara Tandoğan Meydanı başta olmak üzere, yurdun dört bir yanında, ideolojik fırsatçılara meydan vermeden, millet olarak ülkemizi bölmek isteyenlerin heveslerini kursağında bırakacak şekilde bir bütün olarak kutlayacağımızı bildiririz.
1 Mayıs;
·         İşçinin Anayasayla, uluslararası sözleşmelerle ve yasalarla güvence altına alınmış olan sendikal örgütlenme hakkının ihlal edilmesine,
·         İnsan onuruna yaraşır bir yaşamın temelini oluşturan sürekli istihdam yerine ikame edilen geçici işçilik ve kiralık işçiliğe,
·         Açlık sınırının altında ücretlere,
·         İş cinayetlerine,
·         Emeğin ekonomik ve sosyal haklarının her türlü ihlaline karşı sesimizi yükselteceğimiz öneme sahip günün adıdır.
19’uncu yüzyılda 8 saatlik işgünü için işçi sınıfının ırk, dil, etnik köken, din, mezhep, cinsiyet çatışmalarına meydan vermeksizin verdiği mücadelelerin sembolü olan 1 Mayıs, bugün de hiç bir çatışmaya zemin oluşturmaksızın büyük bir coşkuyla kutlanacak ve haklı talepler tek bir ses olarak haykırılacaktır.
Tarihi işçi sınıfı mücadelesine altın harflerle yazılmış örneklerle dolu olan Şeker-İş Sendikası olarak, tüm emekçi kardeşlerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü en içten dileklerimizle kutlar, adalet ve eşitlik ilkelerinin tam olarak benimsendiği yarınlar dileriz.
          Saygılarımızla
                İsa GÖK
          Genel Başkan